warcraft3itemrehperi
  Warcraft3 Hikayesi
 
Warcarft 3X:The Frozen Throne


Lejyon’un Ashenvale’e saldırısı sırasında Ilidan onbin yıldır zindandan çıkarılmıştı.Başta savaşmasına rağmen daha sonra ihanet etti.”Skull of Gul’dan” isimli güçlü Warlock tılsımını kullandı.Bunu yaparak iblisvari özellikler ve inanılmaz bir güç kazandı.Gul’dan’ın bazı eski anılarını da öğrenmiş oldu – özellikle Sargeras’ın mezarındakileri.


Güç tutkusuyla yanıp tutuşan Ilidan kendi yerini bulup planlarını yapmak için çalışmaya başladı.Fakar planları Kil’jaedan tarafından bozuldu.Kil’jaedan,Ilidan’a geri çeviremeyeceği bir teklif yaptı.Kil’jaedan Hyjal dağı savaşında Archimonde’un yenilgisine kızgındı;ama çok daha büyük endişeleri vardı.Kendi yarattığı Lich King’in kontrol edilemeyecek kadar güçlendiğini düşünen iblis lordu Ilidan’a Ner’zhul’u öldürmesi ve Undead ordusunu yok etmesini emretti.Karşılığında Ilidan’a doğaüstü bir güç ve kendisi için Burning Legion lordlarının kalıntılarının da ardında bir yer teklif etti.


Ilidan bu teklifi kabul etti ve Frozen Throne’u yok etmek için çalışmalarına başladı.Frozen Throne Lich King’in ruhunun bulunduğu buzdan kristaldi.Ilidan Frozen Throne’u yok etmek için çok güçlü bir tılsıma ihtiyacı olduğunu biliyordu.Gul’dan’ın anılarından bildikleri doğrultusunda Sergeras’ın mezarını aramaya ve Dark Titanlarının kalıntılarını bulmaya karar verdi.Ilidan kendisine yardım etmeleri için denizin dibindeki karanlık mağaralarından Nagaları çağırdı.Naga Lady’si Vashj’ın yardımıyla Ilidan Dağılmış Adaları buldu,burası Sargeras’ın mezarının bulunduğu yerdi.


Ilidan burada Warden Maiev Shadowsong ile karşılaştı.Maiev Ilidan’ı yakalamak arzusuyla yanıp tutuşuyordu fakat Ilidan onu yenmeyi başardı.Sonunda “Sargeras’un Gözü”’adlı tılsımı almayı başarmıştı.Kontrolündeki bu tılsımla Ilidan büyücü şehri Dalaran’a yöneldi.Şehirden aldığı güçle tılsımı Lich King’in Nortrend’deki buzdan şatosuna karşı kullandı.Ilidan’ın atağı Lich King’in defansını kırmayı başardı.Ilidan’ın yok edici saldırısı son anda Maiev’i iyileştirmeye gelen Malfurion ve Tyrande tarafından engellendi.


Başarısızlığının Kil’jaedan tarafından olumlu karşılanmayacağını bilen Ilidan Outlands adlı bölgeye sığındı.Burası Draenor yani orkları anavatanından arta kalan son yerdi.Burada intikam planlarına başladı.Ilidan’ı durdurmayı başardıktan sonra Malfurion ve Tyrande Ashenvale ormanlarına geri döndü.Fakar Maiev bu kadar kolay vazgeçmeyecekti.Ilidan’ı Outlands’e kadar takip etmeyi başardı.

Blood Elflerin Yükselişi

Bu sırada Undead ordusu Lordaeron ve Quel’thalas’ı zehirli Plaguelands’e çevirdi.Sadece bir kaç direnişçi grup kalmıştı.High Elflerin bulunduğu,Sunstrider hanedanlığının son üyesi Prens Kael’thas tarafından yönetilen bir grup bulunmaktaydı.Ana vatanlarını kaybeden high elfler hayatını kaybeden insanları için kendilerine Blood Elfleri demeye başlamışlardı.Undead ordusunu uzak tutmaya çalışırken,güç aldıkları Sunwell ile bağlarının koparılmasından çok çekmekteydiler.Bu sorunun üstesinden gelmeye çalışan Kael beklenmeyeni yaptı.Ilidan ve nagalarıyla birleşen Blood Elflerin amacı beslenebilecekleri yeni bir büyü kaynağı bulmaktı.Diğer kumandanlar ise Blood Elfleri hain olarak gösterdi ve onları ortadan kaldırmanın en doğrusu olacağına karar verdi.


Gidecek yeri olmayan Kael ve Blood Elfler Outland’e kadar Lady Vashj’ı takip ettiler.Burada Ilidan’ı Maiev’den kurtarmaları gerekmekteydi.Düzenli Naga ve Blood Elfler Maiev’i yenip Ilidan’ı serbest bırakmayı başardılar.Outland’de Ilidan Lich King ve onun şatosu Icecrown’a ikinci darbeyi indirmek için hazırlıklara başlamıştı.

Plaguelands’de İç Savaş

Ner’zhul,Lich King,zamanının kısa olduğunu biliyordu.Kil’jaedan’ın güçlerini kendisini öldürmek için göndereceğini düşündü.Ilidan’ın büyüsü Frozen Throne’a büyük hasar vermişti ve Lich King’in gücünün gün geçtikçe azalmasına neden oluyordu.Kendisini kurtarması için sadık hizmetkarı Arthas’ı yanına çağırdı.Arthas,gücü Lich King gibi gün geçtikçe azalmasına rağmen Lordaeron’daki iç savaşa katıldı.Banshee Slyvanas Windrunner undeadlerin içinde isyana neden olmuştu.Daha sonra Arthas Lich King tarafından çağrıldı.Komutayı da Kel’Thuzad’a vermek zorunda kaldı.Savaş ise Plaguelands’in her bir yanına yayılmaktaydı.


Sylvanas ve Forsaken grubu Lordaeron’u ele geçirmeyi başardı.Şehri kendi imkanları için geliştiren Forsaken Scourge ve Kel’Thuzad’ı o diyarlardan uzaklaştırmayı başardı.


Güçsüz,ama efendisini kurtarmak isteyen Arthas ise bu sırada Nortrend’e varmıştı.Fakat orada kendisini Naga ve Blood Elflerin beklediğini gördü.Kendisi ve müttefikleri Icecrown’a ulaşıp Frozen Throne’u korumak için büyük çaba sarfettiler.

Lich King’in Zaferi


Güçsüz olmasına rağmen Arthas,Ilidan’ı alt edip Frozen Throne’a ilk ulaşan oldu.Kılıcı Frostmourne’u kullanarak Lich King’in tahtını kıran Arthas,Lich King’in miğferi ve zırhını elde etti.Arthas gücü tarif edilemez miğfer’i başına geçirdi ve yeni Lich King oldu.Artık Ner’zhul ve Arthas’ın ruhları tek bir bedende birleşmişti,tıpkı Ner’zhul en başından beri planladığı gibi.Ilidan ve güçleri ise Outland’e yenilginin verdiği hüzün ve utanç ile geri dönmek zorunda kaldı.Arthas dünya üzerindeki en güçlü varlıklardan biri olmuştu.


Şuan Arthas,yeni ve ölümsüz Lich King,Nortrend’de Icecrown’u yeniden yapılandırmakta.Güvenilir kumandanı Kel’Thuzad ise Plaguelands’deki Scourge’a kumanda etmekte.Slyvanas ve Forsakenları ise sadece Trisfal Glades isimli küçük bölgeye sahip.

Eski Düşmanlıklar


Savaş,müttefik ırkların galibiyetiyle sonuçlansa bile dünyaları üzerinde parçalanmalara neden olmuştu.Burning Legion ve Scourge Lordaeron’daki ırkları yoketmeyi başarmıştı.Neredeyse Kalimdor’da aynı hüzünlü sonla karşı karşıya kalacaktı.İyileştirilecek ormanlar,yeniden inşa edilecek şehirler vardı.Savaş Alliance ve Horde’u ağır yaralamıştı.


Thrall Orklarla Kalimdor’a yöneldi.Yani Tauren dostlarıyla buldukları yeni vatanlarının olduğu yere…Yeni vatanlarının adını Thrall’ın öldürülen babasının şerefine Durotar koydular.Orklar görkemli şehirlerini kurmaya başlamışlardı.İblis laneti ortadan kalktıktan sonra yok olan savaşa açlıklarıyla fethedenden çok,hayatta kalmaya çalışanı oynamaya başladılar.Kutsal taurenler ve Darkspear kabilesi trolleri tarafından iyileştirilen Thrall ve orkları barış dolu bir dönemi beklemekteydiler.Jaina Proudmoore komutasındaki Alliance kuvvetleri ise Dustwallow Marsh kıyısında yerleştiler.Liman şehri Theramore bu dönemde kuruldu.İnsan ve Dwarflar orada her zaman kendilerini güvende tutacakları bir vatan yaratmak için çalıştılar.Orklar ve insanlar arasındaki barış Theramore’a yanaşan Alliance armadası tarafından yıkıldı.Daelin Proudmoore(Jaina’nın babası) yönetimindeki armada Lordaeron’u Arthas orayı yoketmeden önce terk etmişti.Aylar süren yolculukta,Amiral Proudmoore sağ kalan Alliance’ları aramaktaydı.Daelin Proudmoore eski bir savaş kahramanıydı ve Horde’a inanılmaz bir nefret beslemekteydi.Orklar Durotar’da tekrar güçlenemeden onları yok etmeye karar vermişti.


Babası Jaina’ya çok zor bir seçim sundu.Ya babasıyla orklara karşı savaşacaktı,ya da orklarla olup babasına karşı savaşacaktı.Uzun süre düşündükten sonra Horde ve Alliance arasında yeni bir savaşın olamayacağına karar veren Jaina kararını verdi ve orkların yanında babasına karşı savaşa katıldı.Ne yazık ki Amiral Proudmoore Jaina ona orkların eskiden olduğu gibi kana susamış yaratıklar olmadığını kanıtlayana kadar savaşta şehit oldu.Vefası için orklar Jaina ve müttefiklerine Theramore’a kadar güvenle dönmeleri için izin verdi.
 
  Bugün 7 ziyaretçi (41 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=